Türkler, çok eski çağlardan beri "Gök Tanrı" inancını benimsemiş bir millettir. Bu sebebledir ki islama geçişleri kolay olmuştur.
Türk lehçelerinde, "Gök Tanrı", "Tengri", "Tangara"," Tingir" şeklinde ifade edilmiştir yaratan. İslamı dilde değil, özde yaşayanları "Tanrı"nın mükafatlandıracağına inanılmıştır. Ve din, birilerine mensup olmak yada x,y,z şahıslarının aracılığı ile yaşanmaz. Ne diyor imam - Gazali, "Din kul ile Rabbi arasındaki muameledir. "Kul ile Rabbi arasına kim girebilir?
- Dilini bilmeyen bir millet, dinini bilebilir mi?
- Başka bir dil ile kul yaradanına seslenebilir mi?
Dilini bilmeyen bir millet, dinini de bilemez. Açıkçası dil bilinmeden hiçbir şey bilinemez. Kendi dilimizde (Türkçe) kendimizi, yaşayışımızı, dinimizi korumak adına, okuduğumuzu anlamak anladığımızı uygulamak uyguladıklarımızı paylaşabilmek adına Türkçe. Unutmayalım ki islamın hitabı bütün insanlığadır. (belli bir kesime yada guruba değil ) İnanıyorum ki fertler düzeldikçe bu bağlamda toplum da düzelecek ve ideal toplum ortaya çıkacaktır. Birey olarak üstümüze düşenin fazlasını yapmakla mükellefiz, aynı dili konuşamayan toplumlar yok olurlar.
DİN, MANEVİ HAYATI DÜZENLER
DİL, TOPLUMU VE GELECEĞİ
Bir ülke düşünün, farklı milletlerden insanların yaşadığı fakat ortak kullanılan bir dilin olmadığı, bu ülke insanları sadece manevi dünyalarıyla ayakta duramazlar misyoner faaliyetlerin ilk hedefi de "Dil" değil midir? Dili unutturulan bir toplumun dinini unutturmak pek zor olmasa gerek! Birileri bizlere Türkçeyi unutturmaya çalışacak, bizler adına modernleşme diyeceğiz öyle mi! Efendiler, unutmayalım ki yıl 1919 milleti birinci dünya savaşına sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısı ile memleketten kaçmış, saltanat ve hilafet makamını başkalarının boyunduruğu altında yaşatacak kadar soysuzlaşmış, millet ise daim kandırılmıştır. Bilmenizi isterim "Okuduğunu anlamayan insan, merkeple su çeken eşeğe benzer." Anlamak için de dilin çok iyi bilinmesi gerekir, lütfen kendimize bir soralım Türkçe kelime hazinemiz ne kadar geniş? Eyy Türk kendine gel
ıÜüAtatürk, 1936'da bir lise öğrencisine şunları yazdırmıştır: Garb senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün garb, nihayet teknikte bir tefevvuk gösteriyorsa ey Türk çocuğu, o kabahat da senin değil, senden evvelkilerin affolunmaz ihmalinin bir neticesidir.